80’li yılların sonuna doğru başlayan ve son yıllarda hızla ilerleyerek gelişen ” Yeme-İçme Kültürümüz ” ve medyamızın olaya sempatisi ve desteği Ülkemizde ” GASTRONOMİ ve EKONOMİ “sini zıplattı. Zaten doğa yapısı ile gastronomik zenginliği olan ülkemizi, Avrupa ülkeleri ile aşık atar hale getirdi, hatta bazı yer ve konularda ötesine dahi geçirtti.
Dünyanın dikkatini çekti, Türkiye’ye yemek yemek, yeni lezzetler tatmak için gelen turistlerin sayısı ve memnuniyeti artarken, markalı lezzetlerimizin, gıda maddelerimizin ve tarımsal ürünlerimizin iç ve dış pazarlardaki payı ve gücü de arttı.
Peki bu gerçeğin arkasında ne var ? Medyamızın gastronomiye gösterdiği ilgi, iyi veya kötü farketmez TV lerdeki yemek
proğramları ve bunun neticesinde; Halkımızın yemek yeme ( ev içinde ve ev dışında ) ve yapma sevdası arttı, Yemek kitaplarının
satışları arttı, TV’lerdeki yemek proğramlarının reytingleri arttı, Gazetelerdeki gastronomi sayfaları çoğaldıkça okur sayıları arttı,
Gastronomiyle ilgili eğitim veren okul ve kuruluş ve kursların sayısı arttı, bu konularla ilgili, yurt genelinde Fuarlar ve Festivaller çoğaldı. Mesleki STK’lar kuruldu, yarışmalar, konferanslar, paneller, seminer ve sempozyumlar yapılır oldu.
Ve ne oldu ? Yeme – içme mekanlarının; Restaurantların, Pastahanelerin, Fast foodcuların, Tatlıcıların ve hatta esnaf lokantaları ve işkembecilerin dahi nitelik ve nicelikleri, kalite değerleri yükseldi. Yatırımcı ve işletmemecilerinden, aşçı ve garsonlarına eğitimli, şık giyimli, bilgili ve güzel konuşan kişiler yönetime geldiler. Mekanların iç ve dış görünümleri, mimar ve dizayn sanatçılarına bırakıldı. İmaj, reklam, tanıtım çalışmaları ve basın halkla ilişkiler, konunun profesyonelleri tarafından yapılır oldu.
Görgü ve eğitim düzeyi yükselen insanımız ve konuklarımız, yukarıda bahsedilen hususlardan haliyle etkilendiler.
Gelelim olayın Medya ayağına: Yazılı ve görsel basınımızda bazı köşe yazarları, sayfa editörleri, TV produktörleri ve muhabirler; Yeme – içme konusunda özellikle ihtisaslaştılar, marka dahi oldular. Kazandıkları GUSTO sayesinde;
Kitaplar yazdılar, dergiler yayınladılar, dernekler kurdular, bu konuların işlendiği Web Siteleri, Haber Portalları, Yemek Blogları açtılar. Halka ve Gastronomiye hizmette sınır olmadığını farkettiler. TV programları ve firma etkinliklerinde sunuculuk yaptılar. Türkiye çapında GURME olarak tanındıkları için, yurt içindeki ve dışındaki gastronomik etkinliklere de çalıştıkları kurum dolayısıyla davet edildiler, GASTRO kültürlerini özel olarak geliştirdiler. yemek yarışmalarında Juri üyesi oldular hatta bir çok firmanın ” Reklam Yüzü ” olarak yazılı ve görsel basındaki REKLAMLAR’da yer aldılar.
İşte bu değerli ve kendini GASTRONOMİK konularda yetişmiş kişiler ile onlara bu imkanları sağlayan kurum ve kuruluşlara
Türkiyeye ve Halkımıza bu ” G ” leri tanıtıp sevdirdikleri için, gastronomiyi sevdirip, bu alandaki yatırımları, üretimi, ticareti ve istihdamı arttırıp, gastronomi ekonomisi ve eğitimine katkılarından ötürü; Şahsım, Ülkem ve hizmet verdiğim Gastronomi sektörü adına binlerce teşekkür ediyor,, midelerine, çenelerine ve kalemlerine sağlık diyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Netice itibariyle; Medyada sıklıkla yer bulan bu ” G ” ler, Lezzet sever halkımız tarafından da çok sevildi ve aynen tüm dünyada
kullanıldığı gibi ülkemiz insanının da ağzına ve aklına yerleşti. Eskilerin dediği gibi, dillerine pelesenk oldu. Neden ” pelesenk ” dedim. Çünkü insanımız bu kelimeleri de yerli yersiz kullanmaya başladı. Yukarıdaki yazımın içinde dizdiğim bu ” G ” ler nedir?
GASTRO / Sözlüklerde ” MİDE ve mide ile ilgili konular ” diye açıklanmaktadır Ancak eklerle anlamı değişiklikler kazanır. Bizim için; Yeme- içme ile ilgili her şeyi, ürünü, kişiyi, yatırımı, ticareti, sanatı, yapıyı, hizmeti, etkinliği vs ifade eder. Her dilde genel olarak aynen kullanılır ve Gastronomi kelimesinin kısaltılmışı anlamına eklenen kelime olayı veya konuyu değiştirir.
Örneğin; Gastro İstanbul, Gastro Kültür, Gastro Dizayn, Gastro Turizm gibi bizimle ilgili veya Gastrid, Gastroentroloji vs.gibi tıp’la ilgili olarakta çoğaltabiliriz.
GUSTO / Sözlüklerde her konuda kişiye veya herhangi bir şeye özgün tarz ve stili ifade eder. Ancak bizim konumuzda yemekle ilgili ağız tadı,sofra düzeni, gastronomik bir eşya veya ürünün şekli, yemeğin sunum tarzı, mekanın dekorasyonu gibi.
GURME / Sözlüklerde bilinmeyen lezzetlerin tadıcısı, yeni lezzetlerin kaşifi gibi tanımlansa da bizce; Lezzet severdir, lezzetlerin seçicisi ve farkı’ nı farkedenidir. GURMAN yani OBUR değildir! Asla çok yemez, yemek yerken telaş etmez, birbirlerine yakışan tadları bağdaştırmasını çok iyi beçerir. Damak hafızası kuvvetliyse şimdi yediğini, daha evvel orda veya başka bir yerde yediği ile karşılaştırabilir.
SÖZÜN ÖZÜ :Bu üç niteliğe de sahip olan kişi; Yemek yenen mekanı, sunulan yemeği ve yapan kişiyi yorumlayabilir, tnkid veya takdir edebilir.